Bugün - 15 Aralık 2018 CumartesiKünyemizSayfalarMuhtarlarReklamlarHakkımızda
sanalbasin.com üyesidir
images/habersistemi_06.pngimages/habersistemi_07.pngimages/habersistemi_08.png
 
Eskişehir   14°C
 
Hiçbir Çocuk Acıya Maruz KalmasınBaşbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 23 Nisan Ulusal Egemenli..
Tuna Kiremitçi
Sevmek Yeniden Sevmektir - 23 Nisan 2012 Pazartesi

“Seni eskisi kadar sevmiyorum” dedi adam.

Kadın cevabı yapıştırdı: “Ne tesadüf, ben de.”

Adam bu cevabı beklemiyordu: “O zaman ne yapacağız, ayrılacak mıyız?”
“Ne münasebet, birbirimizi yeniden seveceğiz.”
Adam hiç böyle düşünmemişti. Daha önce birini yeniden sevmek aklına gelmemişti.
Ama hoşlandı bu fikirden, sırf meraktan kabul etti. İlişkilerinin dördüncü yılıydı.
Bugün aynı çift beraberliklerinin yirminci zafer yılını kutluyor. Birbirlerini çok severek
hem de.
Akla, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nun “Beni Yeniden Sev” oyununu izlerken geldiler.
Yazan Alphonso Paso, uyarlayan Ali Poyrazoğlu. Yeniden sevebilmek üzerine pek leziz bir muhabbet.
Oysa tüketim dünyasında “yeniden sevmek” yabancı madde. Sanırsınız paltoyu tersyüz edip giymek.
Hayat artık yenisine geçmeye programlı. Aşkları da deterjan misali tüketmeye. Son kullanma tarihlerine.
Bilmediğimiz, bunu yapanın içimizdeki programlar olduğu: “Aşkın ömrü üç yıldır” diyoruz mesela ve dediğimiz an aşkın ömrü sahiden üç yıl oluveriyor.
Lafımızı ciddiye alan bilinçaltı, duygularımızı üç yıla göre programlıyor hemen.
Hem de ilk yılı cennet, ikinciyi Araf, üçüncü yılıysa cehennem haline getirerek.
Cehennem yılının sonunda ayrıldığımızda, kendi kendimize söyleniyoruz: “Gördün mü bak, boşuna dememişler aşkın ömrü üç yıl diye!”
Oysa yirmi yılın sırrı basit: “Aşkın ömrü üç yıldır” dememiş olmaları. Bilinçaltlarının buna göre programlanmamış olması.
Öyle olduğu için de, ayrılmak yerine birbirlerini yeniden sevmenin yollarını aramaları.
Onlar şunu keşfetmiş: ?u hayatta birini bir defa sevdiysen, yeniden sevebilirsin.
Başka türlü seversin: Daha şefkatli, daha derinden, koruyup kollayarak. Onda nelerin kolay, nelerin zor sevildiğini bilerek. İcabında bildiğini çaktırmayarak.
Hatta “tenlerin birbirine alışması” bile güzel bir anlam kazanır. Kim istemez en sevdiği tadı?
Onu yeni soslarla, kokularla, yeni bakış açılarıyla kendisi için şölene çevirmeyi?
“Eskisi gibi sevmiyorum” yerine, “ne yapsam da onu eskisi gibi sevsem” demeyi?
İnsan birini sevmişse, yeniden sever. Yurdumuzda ve dünyada, sevmek yeniden sevmektir.

ŞEFİN TAVSİYESİ

Bir başkaydı Ayten Alpman

Ayten Alpman’dan kalanların belki de en güzeli, 2007 tarihli “Bir Başkadır Ayten Alpman” albümü.
Hakan Eren’in yapımcılığı ve Alpman’ın eşsiz yorumuyla yaratılmış bu eserde neler vardır neler...
“Erkekler Ağlamaz”dan “Her Yaşın Ayrı Bir Güzelliği Var”a, “Sen Benim ?arkılarımsın”dan Halit Ergenç’le “Arkadaş” düetine...
Ayten Alpman’ın sesine doyamayanlar ve keşfetmek isteyenler için, gerçek bir başyapıt.

Geçtiğimiz günlerde Agora Meyhanesi’yle ilgili bir yazı yazmış, kaynak da belirterek şiirin sanıldığı gibi İstanbul’daki meyhaneyi anlatmadığını belirtmiştik.

 

Hemen ardından gazeteci bir okurumuz, Seyfullah Çiçek bize ulaşıp bugünlerde şarkının bestecisi İsmet Nedim Saatçi ile ilgili bir kitap yazmak için çalışmalara başladığını söyledi ve Agora Meyhanesi’ni bestecisinin ağzından anlattı.
Yemekle ilgisi olmasa da bir önceki yazımızı aydınlatması bakımından Seyfullah Bey’in paylaştıklarını İsmet Nedim’in anlatımıyla aktarıyorum:
“Agora Meyhanesi’ni 60’lı yıllarda sevgili eşim için besteledim. Eşimin şiir defterinde yazan bir şiirdi. Şiiri beğendiğini, kendisi için bestelememi söyledi. Sözleri Dr. Onur Şenli’ye aittir. Bu şarkıyı günlerce karanlıkta, mum ışığında besteledim. Çünkü o günlerde karartma geceleri vardı. Agora’nın ilk bestesini eşime beğendiremedim. İkinci bestelediğimde beğendi. Beste o kadar tuttu ki, meyhaneler isim değiştirip Agora Meyhanesi ismini almaya başladı.
Sevgili Seyfullah Çiçek, Agora Meyhanesi’nin söz yazarı Onur Şenli’nin zamanın basınına verdiği bir demeçten de alıntı yapmış: “Ben demiryolcu bir ailenin çocuğuyum. Bu şiiri 19 yaşındayken yazdım. Bir başka demiryolcu ailenin kızına aşıktım. Tabii platonik bir aşk. Aslında o dönemde Agora Meyhanesi diye bir yer yoktu. Şiirin ismi de böyle değildi. Fakat yayınlandığı dergide bu isim verilmiş.”

BADILCAN PATLICAN KAVURMASI

Patlıcanların saplarını kesip alacalı olarak soyun. Uzunlamasına ikiye böldükten sonra küp küp doğrayın ve acısının çıkması için bol tuzlu suda 20-30 dakika bekletip yıkayın ve tekrar süzün.
Soğanları inecik yemeklik, biberleri ince halkalar halinde doğrayın. Domatesi de soyup küp küp doğrayın.
Yağı orta boy bir tencereye koyup orta ısılı ateşte kızdırın. Soğan ve biberleri katıp 3-4 dakika kavurun. Domates ve patlıcanı katıp tuz ve karabiberi serpiştirin.
Tencerenin kapağını kapatıp hiç su eklemeden kısık ateşte pişirin. Yemeği yayvan bir kaba alıp üzerine karabiber serpin ve sarmısaklı yoğurt gezdirerek servise sunun.
Not: Silifke ve yöresinin bu popüler yemeğini yufka ile yemenizi öneririm.

Malzeme listesi

- 1 kg patlıcan
- 1 adet orta boy kuru soğan
- 2 adet yeşil sivri biber
- 1-2 adet orta boy domates
- 25-30 gr sadeyağ
- 2 çay kaşığı tuz, karabiber

 


İletişim: tuna@hotmail.com - 05321231212 Okunma 376

Bu yazıya hiç yorum yazılmamış, ilk yorumu siz yazın !


Diğer Yazıları

Yazara ait başka yazı bulunamadı...
E-Gazete (Sivrihisar Haber Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar

Tuğba Yurt Sivrihisar'a Geliyor Tuğba Yurt 30 Haziran Cumartesi günü Sivrihisar’da Nasreddi..
En Çok Okunanlar
Kaymakam Dr. Erdinç YILMAZ'ın Ramazan Bayramı Mesajı Sivrihisar Kaymakamı  Dr. Erdinç YILMAZ,  Sosyal Yardımlaş..

Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?


Anketler
   Çok Güzel84 Kişi (% 68 )
   İdare Eder24 Kişi (% 19 )
   Biraz Kötü15 Kişi (% 12 )

Toplam 123 Kişi


Namaz Vakitleri
Şehir
(Eskişehir)
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
4:556:3412:2715:3318:0319:29

Günün Sözü


Sen gönlünü beslemeye bak..! Yücelere gidecek, şereflenecek odur."


()


Arşiv Getir

Facebook


Künyemiz Sayfalar Muhtarlar Reklamlar Hakkımızda Facebook FriendFeed Twitter MySpace 0,11Yaz�l�m - Web Aksiyon

Yandex.Metrica